
Allah bu hastalığa yakalananlara yardım etsin. Hiç bilmeyenler için şöyle anlatayım: Distro hopping, bir Linux dağıtımından diğerine atlayıp durmak demek.
Çok fazla kullanılabilir Linux dağıtımı var. “Bir onu deneyeyim, bir bunu deneyeyim” derken bir bakmışsınız hiçbirinde karar kılamamışsınız. İçlerinden biri hoşunuza gider ama “Dur, bunu hemen kullanmayayım” dersiniz. Çünkü bütün dağıtımları denemediyseniz içiniz rahat etmez. Aklınız hep diğerlerinde kalır.
Daha sonra başka dağıtımları denersiniz. Bu sefer de “Ulan o iyiydi sanki ya” deyip geri dönersiniz. Biraz kullandıktan sonra yine umduğunuzu bulamaz, içinize kurt düşer. Derken kendinizi tekrar başka bir dağıtımı kurarken bulursunuz. Asla tam anlamıyla tatmin edici bir noktaya ulaşamazsınız.
Birinin felsefesi hoşunuza gider, diğerinin donanım uyumluluğu iyidir. Bir başkası daha stabildir, öteki daha günceldir… Böyle böyle uzar gider.
Dağıtımlar yetmezmiş gibi bir de masaüstü ortamları var: KDE, GNOME vs. Aman Allah’ım… Onların arasında da dönüp durursunuz.
Bilgisayarı Linux Mint’ten Ubuntu’ya geçiriyorum. Sonra Zorin OS, CachyOS, Fedora… Başka bir zaman Ubuntu GNOME’dan Fedora KDE’ye; oradan da yine saçma sapan bir dağıtıma dönüyorum. Günlerimi bu işe harcıyorum. Ne diye böyle bir vakit kaybına giriyorum, ben de bilmiyorum.

Evet, bu bağımlılığı nasıl yendiğimi anlatayım:
Tekrar Windows’a geçtim.
Hahahaha. 😀