Namaz sırasında ne yapacağını düşünmek, bazı durumlarda sehiv secdesini gerektirebilir. Sehiv secdesi, namazda unutma, yanılma veya dalgınlık gibi sebeplerle meydana gelen eksiklik ya da fazlalıkları telafi etmek için yapılan bir secdedir. Eğer namazda bir rüknün (farz bir hareketin) geciktirilmesi, tekrarlanması ya da öne alınması veya bir vacibin terk edilmesi, geciktirilmesi ya da değiştirilmesi söz konusu olursa, bu durumda sehiv secdesi yapmak vacip olur. (Kaynak: Fetâva’l-Hindiye, I, 138 vd.)
Namaz sırasında bir rükün yerine getirecek kadar uzun süre düşünceye dalmak, sehiv secdesini gerektirir. Örneğin, Fatiha suresinden sonra hangi surenin okunacağına karar vermek için bir rükün süresi kadar beklenirse, bu durumda vacip olan bir fiil geciktirilmiş olacağından sehiv secdesi yapılması gerekir. Bu süre, bir ayet okuyacak kadar ya da bir rüku veya secde yapacak kadar bekleme süresi olarak değerlendirilir.
Ancak, bir rüknü ya da vacibi yerine getirirken kısa süreli bir dalgınlık veya düşünceye dalma durumu, sehiv secdesini gerektirmez. Örneğin, rükuda veya secdede kısa bir an dalgınlık yaşanması bu kapsamda değildir.
Ayrıca, vesvese rahatsızlığı olan kişiler için bu tür düşünceler daha sık yaşanabilir. Bu durumda, ne kadar düşünceye dalsalar da sehiv secdesi gerekmez. Vesvese ile mücadele eden kişilerin bu tür durumları önemsememesi ve namazlarına devam etmesi tavsiye edilir.
Selam ve dua ile…