Hayal kurmak… İnsan olmanın en güzel yanlarından biri değil mi? Bizi hayata bağlayan, umutlarımızı diri tutan, geleceğe dair planlar yapmamızı sağlayan o eşsiz yetenek. Düşünsene, Allah bize bu hayal kurma mekanizmasını vermeseydi, hayat ne kadar çekilmez olurdu. Ufak bir hayal kırıklığı bile insanı darmadağın edebiliyorken, hiç hayali olmayan birinin halini düşünmek bile zor. İşte bu yüzden hayal kurmak, Allah’ın bize verdiği en büyük nimetlerden biri.
Hayal ve Akıl Dengesi
Ama dur, burada bir denge var. Allah bize sadece hayal kurma yeteneği vermekle kalmamış, aynı zamanda bu hayalleri kontrol edebilmemiz için aklı da vermiş. Akıl, hayalin sınırlarını çizen bir rehber gibi. Eğer aklı devre dışı bırakıp her hayalin peşinden koşarsak, bir gün kendimizi Mecnun gibi çöllerde dolaşırken bulabiliriz. Hayal kurmak güzel, ama onu doğru yerde ve doğru şekilde kullanmak daha da önemli.
Tıpkı bir ilaç gibi düşün. Her ilacın yan etkileri vardır, ama bu, o ilacı kullanmamamız gerektiği anlamına gelmez. Hayal de öyle. Yanlış kullanıldığında, insanı hayalperest yapabilir. Ama doğru kullanıldığında, insanı zirveye taşıyabilir. İşte bu yüzden, hayal kurarken aklımızı devreye sokmamız şart.
Hayalin Yanlış Kullanımı
Hayal, Allah’ın bize verdiği kusursuz bir mekanizma. Ama bu mekanizmayı yanlış kullandığımızda, sorunlar başlıyor. Mesela, hayalini gerçeklerden koparıp uçsuz bucaksız bir dünyaya sürükleyenlere “hayalperest” deniyor. Bu insanlar, hayallerini birer hedef değil, birer kaçış noktası olarak görüyor. Halbuki hayal, insanı harekete geçiren bir motor gibi olmalı, bir sığınak değil.
Birçok filozof, aklını ve hayalini yanlış kullandığı için iman esaslarını sorgularken yoldan çıkmış. Vahyin rehberliğini reddedip her şeyi akılla çözmeye çalışmışlar ve sonunda materyalizmin karanlık kuyusuna düşmüşler. Bu da bize gösteriyor ki, hayal ve akıl, ancak doğru bir rehberlikle anlam kazanır.
Sonuç: Hayal, Nimettir
Sonuç olarak, hayal kurmak Allah’ın bize verdiği büyük bir nimet. Ama bu nimeti doğru kullanmak bizim elimizde. Hayal, bir hedefe ulaşmak için bir araçtır, bir amaç değil. Onu doğru yerde ve doğru şekilde kullandığımızda, hayatımıza anlam katar. Ama yanlış kullandığımızda, bizi gerçeklerden koparır.
Unutma, hayalin bir “imal hatası” yoktur, ama “kullanım hatası” olabilir. Hayallerini aklınla harmanla, onları birer hedefe dönüştür ve Allah’ın sana verdiği bu nimeti en güzel şekilde değerlendir. Çünkü hayal, insanı hayata bağlayan en güçlü iplerden biridir.