Kıyamet ve Peygamberimizin Geleceğe İşaret Eden Sözü
Düşünsene, bir gün Arap Yarımadası’nda yemyeşil bahçeler, akan ırmaklar olacak deseydim, şaşırır mıydın? Hele bir de zenginlik o kadar artacak ki insanlar zekât verecek kimse bulamayacak, desem? İşte tam da bu, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) bir mucizesi!
Hz. Ebu Hureyre’nin naklettiği bir hadiste, Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor:
“Mal çoğalıp, kapılardan taşmadıkça kıyamet kopmaz. Bir adam zekâtını verecek, ama kabul edecek kimseyi bulamayacak. Ayrıca, Arap Yarımadası yemyeşil olup ırmaklar akmadıkça kıyamet kopmaz.”
Bunu okuduğunda “Acaba bu günlere mi yaklaşıyoruz?” diye düşündün mü? Bir zamanlar sadece çöl olan o topraklar, bugün hem yeşeriyor hem de dünyanın en zengin coğrafyalarından biri haline geliyor. Çölün zenginliği, bu hadisin canlı bir delili gibi.
Zekât Verecek Kimse Bulamamak Mümkün mü?
Eskiden, zekât vermek için ihtiyaç sahiplerini bulmak kolaydı. Ama şimdi zenginlik öyle bir artıyor ki bu durum hızla değişiyor. İleride bir gün gerçekten kimsenin zekât alacak kadar ihtiyaç sahibi olmadığı bir dünya görür müyüz?
Bu tablo bize şu soruyu getiriyor: Zenginlik artarken maneviyatımız yerinde mi? Paranın çoğalması, gönülleri daha mı geniş yapıyor, yoksa tam tersi mi?
Arap Yarımadası Yeşeriyor
Eskiden çöllerle kaplı olan Arap Yarımadası, bugün büyük projelerle adeta yeşil bir cennete dönüşüyor. Su kaynakları bulunuyor, devasa tarım projeleri hayata geçiriliyor. Her şey Peygamberimizin (s.a.v) haber verdiği gibi değil mi?
Bir Almanca örnekle ifade edelim: “Die Wüste ist nicht mehr trocken, sondern blüht.” (Çöl artık kuru değil, çiçek açıyor.)
Son Söz: Bu Hadis Bize Ne Anlatıyor?
Bu hadis, yalnızca kıyametle ilgili bir işaret değil. Aynı zamanda, insanın mal ve mülkle olan sınavını da hatırlatıyor. Mal çoğalıyor, ama ya şükür? Çöl yeşeriyor, ama ya kalpler?
Unutma, bu dünya bir yolculuk. Elimizdekilerle ne yaptığımız, kıyametin ne zaman kopacağından daha önemli. Hem dünyayı hem gönülleri yeşertmek bizim elimizde.