
Bugün bahsetmek istediğim konu oldukça yeni fark ettiğim bir mesele. Özellikle internette ucuz Office lisansı arayanlar veya bu tür ürünleri satın almayı düşünenler için yazmak istedim.
Bildiğiniz gibi Microsoft Office ve Microsoft 365 paketleri, Microsoft’un kendi sitesinden satın alındığında pek ucuz sayılmaz. Fiyatlar dönem dönem değişse de bireysel kullanıcı için ciddi bir maliyet oluşturabiliyor. Ben de bu yüzden bir süre piyasadaki alternatifleri araştırdım.
Araştırırken dikkatimi çeken şeylerden biri, bazı e-ticaret platformlarında satılan çok ucuz Office lisansları oldu. Resmi abonelik ücretlerinin yanında 150-200 TL gibi rakamlara satılan lisanslar görünce insan ister istemez merak ediyor. Sonuçta arada çok büyük bir fiyat farkı var.
Ancak işin arka planına baktığımda beni rahatsız eden bir durumla karşılaştım.
Bu tür lisansları satın aldığınızda çoğu zaman size bir e-posta adresi ve şifre veriliyor. Siz de bu bilgilerle Office programında oturum açıyorsunuz. İlk bakışta her şey normal görünüyor. Word çalışıyor, Excel çalışıyor, PowerPoint çalışıyor. Sanki hiçbir sorun yokmuş gibi duruyor.
Fakat dikkatimi çeken nokta şu oldu:
Aslında size ait bir Microsoft hesabı kullanılmıyor. Çoğu durumda bir şirket veya kurum adına açılmış hesaplar üzerinden sisteme dahil oluyorsunuz. Yani siz bireysel kullanıcı olduğunuzu düşünürken sistem sizi o şirketin bir çalışanı veya cihazı gibi görüyor.
İşte benim asıl çekincem burada başladı.
Ben teknoloji okuryazarlığı olan bir insanım. Bu nedenle böyle bir hesabı denediğimde ilk iş olarak OneDrive senkronizasyonunu kapattım. Çünkü o hesabın arkasında gerçek yönetici yetkilerine sahip bir kişinin bulunduğunu biliyorum. Teknik olarak hangi yetkilere sahip olduğunu, hangi ayarları görebildiğini veya hangi politikaların uygulandığını kullanıcı olarak bilmem mümkün değil.
Belki hiçbir şey yapmıyorlardır.
Hatta büyük ihtimalle birçok satıcı sadece lisans satıyordur.
Ama mesele zaten bu değil.
Bugün Microsoft’un lisans sistemlerini çeşitli yöntemlerle kullanarak bu işi ticarete döken bir kişinin yarın sizin verilerinize karşı nasıl davranacağını da bilemezsiniz. Güvenlik konusunda ben her zaman en kötü ihtimali düşünürüm.
Birçok kullanıcı Office kurarken önüne gelen ekranlarda “İleri” diyerek devam ediyor. Sonrasında OneDrive etkinleşiyor, dosyalar buluta kaydediliyor, senkronizasyon açılıyor. İnsanlar farkında olmadan belgelerini, notlarını, iş dosyalarını ve hatta bazı kişisel verilerini bu hesaplarla ilişkilendirebiliyor.
Ben kendi adıma hiçbir zaman şifrelerimi böyle hesaplarda saklamadım. Tarayıcı senkronizasyonlarını açmadım. Belgelerimi OneDrive’a yüklemedim. Çünkü hesabın kontrolünün tamamen bende olmadığı bir yerde buna güvenemedim.
Belki risk düşündüğüm kadar büyük değildir.
Belki de hiçbir sorun yaşanmayacaktır.
Ama kişisel veriler söz konusu olduğunda ben ihtimalleri hafife almamayı tercih ediyorum.
Bu yüzden benim tavsiyem çok net:
Office kullanacaksanız, mümkünse lisansı doğrudan Microsoft’tan alın. Evet, pahalı olabilir ama en azından hesabın kime ait olduğu, verilerinizin nerede tutulduğu ve kontrolün kimde olduğu konusunda kafanız rahat olur.
Korsan sürümlere ise zaten hiç girmeyin. Onlar ayrı bir güvenlik riski taşıyor ve bilgisayarınıza zararlı yazılım bulaştırma ihtimali çok daha yüksek.
Ben uzun zamandır Linux kullanan ve açık kaynak yazılımları tercih eden biriyim. Günlük işlerimde çoğunlukla LibreOffice kullanıyorum. Herkesin benim gibi davranması gerekmiyor elbette. Ancak Microsoft Office kullanacaksanız da kullandığınız hesabın gerçekten size ait olduğundan emin olun.
Birkaç yüz lira tasarruf etmek için kişisel verilerinizi, belgelerinizi veya dijital mahremiyetinizi riske atmaya değmez.
İşin özeti bu.
Ucuz Office lisansı alırken sadece fiyata bakmayın. O lisansın size nasıl verildiğine, hangi hesap üzerinden çalıştığına ve verilerinizin kimlerin kontrolünde olabileceğine de dikkat edin.
